Kokunun kalıcılığının bedeli

Güzel bir kokunun saatlerce, hatta günlerce sürmesini isteriz. Ama koku molekülleri doğası gereği uçucudur; havaya karışır ve kaybolur. Sanayi bu sorunu çözmek için yardımcı maddeler kullanır. Bunlardan en tartışmalı grup ftalatlardır.

Bu yazıda ftalatların koku ürünlerinde ne iş yaptığını, oda kokularında ne kadar yaygın bulunduğunu ve sağlık araştırmalarının gerçekte ne söylediğini anlatıyoruz. Hem endişe verici bulguları hem de kanıtın sınırlarını aynı dürüstlükle aktarmaya çalışıyoruz.

Ftalat nedir, koku ürünlerinde neden kullanılır?

Ftalatlar, plastikleri yumuşatmak ve maddeleri birbirine karıştırmak için kullanılan bir kimyasal ailesidir. Ailenin pek çok üyesi vardır ve hepsi aynı değildir. Bu ayrım yazının geri kalanı için önemli.

Koku ürünlerinde en sık karşılaşılan üye dietil ftalat (DEP)‘tir. ABD Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), DEP’i özellikle kokulu ürünlerde kullanılan bir çözücü olarak tanımlar; parfüm, kolonya, deodorant, sabun, şampuan ve losyonları örnek verir (CDC). AB’nin bilimsel komitesi de DEP’in kozmetikte çözücü, taşıyıcı, koku çözücüsü ve alkol denatürantı olarak kullanıldığını belirtir (SCCNFP, 2002).

Sorun şu: DEP koku karışımının bir parçası olarak ürüne girdiğinde çoğu zaman ayrıca yazılmaz. Serinin ilk yazısında anlattığımız “parfüm” kelimesinin arkasında kalabilir.

İki farklı ftalat grubu:

  • Düşük molekül ağırlıklı ftalatlar (ör. DEP): Koku ve kişisel bakım ürünlerinde çözücü olarak kullanılır.
  • Plastik yumuşatıcı ftalatlar (ör. DEHP, DBP, BBP): Vinil, PVC ve yumuşak plastiklerde kullanılır. AB’de çok daha sıkı kısıtlamalara tabidir.

Haberlerde “ftalatlar zararlıdır” dendiğinde çoğu zaman ikinci grup kastedilir. DEP’in durumu daha tartışmalıdır; bunu aşağıda ayrıntılı anlatıyoruz.

Oda kokularında ftalat bulguları

NRDC test çalışması (2007): ABD’li çevre kuruluşu NRDC, piyasadaki 14 yaygın oda kokusu markasını test ettirdi. Bunların 12’sinde ftalat bulundu. Bulguların en çarpıcı yanı şuydu: “tümüyle doğal” ya da “kokusuz” etiketli bazı ürünlerde de ftalat vardı ve hiçbir ürünün etiketinde ftalat yazılmıyordu (NRDC, 2007).

Silent Spring Enstitüsü çalışması (Dodson ve ark., 2012): Araştırmacılar 50 farklı ürün türünden toplam 213 ürünü inceledi. Hormon bozucu ya da astımla ilişkilendirilen 66 maddeyi aradılar ve 55’ini buldular. Oda kokusu, çamaşır kurutma mendili ve parfüm gibi kokulu ürünler, aranan maddelerin en fazlasını ve en yüksek yoğunluklarını içeriyordu (Silent Spring Enstitüsü). Ürün etiketleri ftalat içeren tüm ürünleri belirtmiyordu (Dodson ve ark., 2012).

Aynı çalışmada dürüstlük gereği altını çizmemiz gereken bir bulgu daha var: “Alternatif” olarak satılan ürünlerin 11’inde aranan maddelerin hiçbiri bulunmadı. Ama 32 alternatif üründe yine de bu maddelerden en az biri vardı (Silent Spring Enstitüsü). Yani “alternatif” ya da “doğal” etiketi tek başına yeterli bir güvence değil.

Araç içi açısından anlamı: Araç kabini küçük, kapalı ve yazın çok ısınan bir alandır. Bu koşullarda bir kokunun içeriğini bilmek, ev ortamına göre daha da önemli hale gelir. Araç içi hava kalitesini serinin beşinci yazısında ayrıca ele alacağız.

Vücuttaki izler

DEP vücutta hızla parçalanır ve idrarda monoetil ftalat (MEP) olarak çıkar. Bilim insanları maruziyeti bu izden ölçer.

ABD’nin ulusal sağlık taraması NHANES, MEP’i 1999’dan bu yana düzenli olarak ölçüyor (CDC). Kokulu ürünlerle bağlantı da açık biçimde görülüyor. 337 kadınla yapılan bir çalışmada, son 24 saatte parfüm kullanan kadınların idrarındaki MEP düzeyi, kullanmayanlara göre yaklaşık 2,9 kat yüksek çıktı. Saç spreyi, oje ve deodorant da MEP artışıyla ilişkiliydi. Kullanılan ürün sayısı arttıkça MEP düzeyi de yükseliyordu (Parlett, Calafat, Swan, 2013).

Önemli bir uyarı: Vücutta bir maddenin izinin bulunması, o maddenin tek başına sağlık sorununa yol açtığı anlamına gelmez. CDC de bu ölçümlerin asıl amacının, bir kişinin maruziyetinin genel nüfusa göre yüksek olup olmadığını anlamak olduğunu vurgular (CDC). Ancak bu veriler bir gerçeği gösterir: Kokulu ürünlerden gelen DEP, vücudumuza giriyor.

Hormon sistemiyle ilgili araştırmalar ne diyor?

Bu bölüm yazının en hassas kısmı. Burada iki şeyi aynı anda söylememiz gerekiyor: Endişe verici bulgular var, ama bu bulgular henüz kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor.

Bebeklerde üreme gelişimi (Swan ve ark., 2005): Bu çalışmada, hamilelik sırasında annelerin idrarı ölçüldü ve 85 erkek bebekte üreme sisteminin gelişimiyle ilgili bir ölçü (anogenital mesafe) incelendi. Annelerin idrarındaki dört ftalat izi, bebeklerde bu mesafenin kısalmasıyla ilişkili bulundu. Bunlardan biri DEP’in izi olan MEP’ti. Yazarlar, çevrede görülen düzeylerdeki ftalat maruziyetinin erkek üreme gelişimini olumsuz etkileyebileceği sonucuna vardı (Swan ve ark., 2005).

Sperm DNA’sı (Hauser ve ark., 2007): Bir kısırlık kliniğine başvuran 379 erkekte, idrardaki MEP düzeyi yükseldikçe spermdeki DNA hasarı da artıyordu. Araştırmacılar, bu erkeklerdeki ftalat düzeylerinin genel ABD nüfusuyla benzer olduğunu belirtiyor (Hauser ve ark., 2007).

Kanıtın sınırları:

  • Bu çalışmalar ilişki gösterir, neden-sonuç değil. MEP düzeyi yüksek olan kişiler başka açılardan da farklı olabilir.
  • Örneklemler küçüktür ve maruziyet çoğu zaman tek bir idrar örneğiyle ölçülmüştür. Ftalatlar vücuttan saatler içinde atıldığı için tek ölçüm uzun vadeli maruziyeti tam yansıtmayabilir.
  • Hayvan çalışmalarında DEP, DEHP gibi plastik ftalatlarına göre çok daha zayıf etki gösterir. AB’nin bilimsel komitesi 2002’de DEP için hormon bozucu etkinin gösterilmediği sonucuna varmıştır (SCCNFP, 2002).

Bizim okumamız: DEP için “kanıtlanmış hormon bozucu” demek bugün için bilimsel olarak aşırı bir iddia olur. Ama insan çalışmalarında tekrar tekrar ortaya çıkan ilişkiler, “kesin güvenli” demeyi de zorlaştırıyor. Böyle belirsiz durumlarda özellikle hamileler, bebekler ve çocuklar için maruziyeti azaltmak makul bir tedbirdir.

Mevzuat ne diyor?

Ftalat Nerede kullanılır? AB’deki durumu
DEHP, DBP, BBP Plastik yumuşatıcı Kozmetik ürünlerde yasak; plastik eşyalarda ağırlıkça %0,1 ve üzerinde kullanımı kısıtlı
DIBP Plastik yumuşatıcı Plastik eşyalarda %0,1 ve üzerinde kullanımı kısıtlı
DEP Koku ve kozmetik çözücüsü Kısıtlama yok; 2002 görüşüne göre mevcut düzeylerde kullanımı kabul edilebilir

AB, DBP, DEHP ve BBP dahil bazı ftalatların kozmetik ürünlerde kullanımını yasaklamıştır. DEHP, DBP, BBP ve DIBP içeren plastik eşyalar ise bu maddeler ağırlıkça %0,1’i aşıyorsa piyasaya sürülemez. 2021’de bu dört ftalat için resmi kayıtlara hormon bozucu özellikleri de eklenmiştir (INERIS).

DEP’in durumu farklıdır. AB’nin bilimsel komitesi 2002’de DEP’in düşük toksisiteye sahip olduğunu ve mevcut düzeylerde kozmetikte kullanımının desteklendiğini bildirdi (SCCNFP, 2002).

Ancak aynı belgede önemli veri eksikleri de not edilmişti. İki kuşak boyunca üreme üzerindeki etkileri inceleyen bir çalışma yoktu. Uzun süreli maruziyeti inceleyen geçerli bir çalışma da bulunmuyordu. Komite ayrıca DEP’in başka maddelerin deriden geçişini artırabileceğini belirtmişti (SCCNFP, 2002). Swan ve Hauser çalışmaları gibi insan verilerinin çoğu bu görüşten sonra yayımlandı.

Türkiye’deki kozmetik mevzuatı genel olarak AB ile uyumlu bir yapıdadır. Güncel liste için TİTCK duyurularını takip etmenizi öneririz.

Maruziyeti azaltmak için pratik adımlar

  • İçeriği açık ürünleri tercih edin. Etikette yalnızca “parfüm” yazıyorsa içinde DEP olup olmadığını bilemezsiniz.
  • “Ftalatsız” ifadesini sorgulayın. Bu ibare güven verici olabilir, ama üreticinin bunu neye dayanarak söylediğini sormak hakkınızdır.
  • Kokulu ürün sayısını azaltın. Araştırmalar, kullanılan kokulu ürün sayısı arttıkça MEP düzeyinin yükseldiğini gösteriyor.
  • Hamilelikte ve bebeklerin bulunduğu ortamlarda ekstra dikkatli olun. Bu dönemde oda kokusu, parfüm ve kokulu temizlik ürünlerini sınırlamak makul bir tedbirdir.
  • Havalandırın. Evde ve araçta düzenli hava değişimi, iç ortamdaki uçucu maddeleri azaltır.
  • Bitkisel bir ürün seçiyorsanız içeriği kontrol edin. Saf uçucu yağlar tek başına ftalat içermez; ancak taşıyıcı ya da çözücü olarak ne kullanıldığını üreticiye sorun.

Sıkça sorulan sorular

Tüm ftalatlar aynı derecede zararlı mı?
Hayır. DEHP, DBP ve BBP gibi plastik ftalatları AB’de kozmetikte yasaktır. Koku ürünlerinde kullanılan DEP ise yasak değildir, ancak insan çalışmalarında bazı endişe verici ilişkiler görülmüştür.

Etikette ftalat yazmıyorsa üründe ftalat yok mudur?
Her zaman değil. DEP koku karışımının bir parçasıysa “parfüm” kelimesinin arkasında kalabilir. NRDC testinde hiçbir ürünün etiketinde ftalat yazılmıyordu.

“Doğal” etiketli oda kokularında ftalat olabilir mi?
Evet. NRDC’nin testinde “tümüyle doğal” etiketli bazı ürünlerde de ftalat bulundu.

Ftalatlar vücutta birikir mi?
DEP vücutta hızla parçalanır ve idrarla atılır. Ancak sürekli kullanılan ürünler nedeniyle maruziyet süreklilik kazanabilir.

Saf bitkisel uçucu yağlarda ftalat olur mu?
Saf bir uçucu yağın kendisi ftalat içermez. Ama ürünün tamamında hangi taşıyıcının kullanıldığını kontrol etmek gerekir.

Kaynaklar

  1. ABD Hastalık Kontrol Merkezi (CDC). Diethyl Phthalate Biomonitoring Summary. CDC
  2. AB Kozmetik ve Gıda Dışı Ürünler Bilimsel Komitesi (SCCNFP) (2002). Opinion on Diethyl Phthalate, SCCNFP/0411/01. PDF
  3. NRDC (2007). New Study: Common Air Fresheners Contain Chemicals That May Affect Human Reproductive Development. Basın duyurusu
  4. Dodson, R.E. ve ark. (2012). Endocrine disruptors and asthma-associated chemicals in consumer products. Environmental Health Perspectives, 120(7). PMC3404651 · Silent Spring özet bilgi notu
  5. Parlett, L.E., Calafat, A.M., Swan, S.H. (2013). Women’s exposure to phthalates in relation to use of personal care products. Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology, 23(2), 197–206. Özet
  6. Swan, S.H. ve ark. (2005). Decrease in anogenital distance among male infants with prenatal phthalate exposure. Environmental Health Perspectives, 113(8), 1056–1061. Özet
  7. Hauser, R. ve ark. (2007). DNA damage in human sperm is related to urinary levels of phthalate monoester and oxidative metabolites. Human Reproduction, 22(3), 688–695. CDC Stacks
  8. INERIS. Ftalatların AB’deki düzenleyici durumu. INERIS

Bu yazı bilgilendirme amacı taşır; tıbbi tavsiye yerine geçmez.